5 Mayıs 2012 Cumartesi

Televizyonda Reklam Türleri nelerdir öğren


Televizyonda Reklam Türleri

İçecek kategorisinde ise kola, bira gibi ürünlerde marka faktörü öne çıktığı için, bilgi verme düzeyi, meyve suyu gibi ürünlere göre daha düşüktür. Buradan çıkartılabilecek sonuç, tanınmış markaların ( Coca-Cola, Budweisser ) reklamlarında bilgi yerine imaj unsurunun daha çok öne çıkarıldığıdır.
            Dayanıklı tüketim malları grubunda ise televizyon gibi ürünlerin reklamlarının , otomobil reklamlarından  ( %28, %21.7 ) daha fazla bilgi verici olduğu görülmektedir.otomobil reklamları, dayanıklı tüketim malları reklamlarının %58’ini oluşturmaktadır.
            Araştırmanın diğer bir sonucuna göre, hizmet sektörü reklamlarının bilgi verme konusunda en yüksek düzeye sahip olduğudur. Bunun en önemli nedeni, hizmetlerin somut birer ürün olmamaları, tüketicinin satın almadan önce, o servisi kullandığında ne elde edeceğini ve ilgili diğer hizmetlere göre ne tür avantajlar içerdiğini bilmek istemeleridir.
            Stern ve Resnik (1991)’e göre reklamlarda, satın almayı etkileyen 14 tane bilgi verici unsur bulunmaktadır. Bunlar:
·        Fiyat-değer,
·        Kalite,
·        Performans,
·        Bileşenler veya içerik,
·        Bulunabilirlik ve dağıtım,
·        Özel sunumlar,
·        Tat,
·        Paket veya şekil,
·        Garanti,
·        Güvenlik,
·        Bağımsız araştırma,
·        Uzman kişi,
·        Şirket araştırması,
·        Yeni fikirler.
Stern ve Resnik’e göre bir reklamın, bilgi verici olabilmesi için bu unsurlardan en az birini bulundurması gerekmektedir. Avustralya televizyonlarında yayınlanan reklamların %74’ünde bu unsurlardan en az biri bulunmaktadır. Bu oran Amerika’da % 49 civarındadır.
            Stern ve Resnik’in bu değerlendirmelerine ek olarak, Aaker ve Norris, bilgi verici bir reklamın;ikna edici, etkili ve ilginç olarak algılandığını, diğer üç reklamın türünden (beğenilmeyen, eğlendirici, samimi) oldukça farklı olduğunu belirtmişlerdir (1981). Ayrıca Stern ve Resnik’in belirlediği unsurlara yenilerini eklemişlerdir. Aaker ve Norris’e göre bilgi verici bir reklamda bulunan 19 önemli unsur:
·        Nesnenin yeniliği
·        Ürün türü
·        Hard sell – Soft sell
·        Ürün sınıfına karşı marka kökeni
·        Problem posed (ürünün hangi problemleri aşmaya yaradığı)
·        Uzman görüşü
·        Fiyat
·        Ürün parçaları
·        Uzman görüşü
·        Ürün testleri
·        Devlet testleri
·        Farklı yorum ve düşünce sayısı
·        Kurumsal
·        Ürün kullanımı
·        Yeni marka
·        Devlet düzenlemeleri
·        Sokaktaki adam
·        Prestij
·        Markanın tekrarlanması

Buna ek olarak, ürün sınıflarına yönelmek, devlet test raporları, ilgili ya da gerçek fiyat, uzman görüşü gibi ticari özelliklerin bilgi vericilik açısından düşük etkiye sahip olduğu ve karşılaştırmalı reklamların diğer reklamlardan daha fazla bilgi verici olarak algılanmadığı iddia edilmiştir.

Televizyonda Reklam Türleri nelerdir öğren


Televizyonda Reklam Türleri

İçecek kategorisinde ise kola, bira gibi ürünlerde marka faktörü öne çıktığı için, bilgi verme düzeyi, meyve suyu gibi ürünlere göre daha düşüktür. Buradan çıkartılabilecek sonuç, tanınmış markaların ( Coca-Cola, Budweisser ) reklamlarında bilgi yerine imaj unsurunun daha çok öne çıkarıldığıdır.
            Dayanıklı tüketim malları grubunda ise televizyon gibi ürünlerin reklamlarının , otomobil reklamlarından  ( %28, %21.7 ) daha fazla bilgi verici olduğu görülmektedir.otomobil reklamları, dayanıklı tüketim malları reklamlarının %58’ini oluşturmaktadır.
            Araştırmanın diğer bir sonucuna göre, hizmet sektörü reklamlarının bilgi verme konusunda en yüksek düzeye sahip olduğudur. Bunun en önemli nedeni, hizmetlerin somut birer ürün olmamaları, tüketicinin satın almadan önce, o servisi kullandığında ne elde edeceğini ve ilgili diğer hizmetlere göre ne tür avantajlar içerdiğini bilmek istemeleridir.
            Stern ve Resnik (1991)’e göre reklamlarda, satın almayı etkileyen 14 tane bilgi verici unsur bulunmaktadır. Bunlar:
·        Fiyat-değer,
·        Kalite,
·        Performans,
·        Bileşenler veya içerik,
·        Bulunabilirlik ve dağıtım,
·        Özel sunumlar,
·        Tat,
·        Paket veya şekil,
·        Garanti,
·        Güvenlik,
·        Bağımsız araştırma,
·        Uzman kişi,
·        Şirket araştırması,
·        Yeni fikirler.
Stern ve Resnik’e göre bir reklamın, bilgi verici olabilmesi için bu unsurlardan en az birini bulundurması gerekmektedir. Avustralya televizyonlarında yayınlanan reklamların %74’ünde bu unsurlardan en az biri bulunmaktadır. Bu oran Amerika’da % 49 civarındadır.
            Stern ve Resnik’in bu değerlendirmelerine ek olarak, Aaker ve Norris, bilgi verici bir reklamın;ikna edici, etkili ve ilginç olarak algılandığını, diğer üç reklamın türünden (beğenilmeyen, eğlendirici, samimi) oldukça farklı olduğunu belirtmişlerdir (1981). Ayrıca Stern ve Resnik’in belirlediği unsurlara yenilerini eklemişlerdir. Aaker ve Norris’e göre bilgi verici bir reklamda bulunan 19 önemli unsur:
·        Nesnenin yeniliği
·        Ürün türü
·        Hard sell – Soft sell
·        Ürün sınıfına karşı marka kökeni
·        Problem posed (ürünün hangi problemleri aşmaya yaradığı)
·        Uzman görüşü
·        Fiyat
·        Ürün parçaları
·        Uzman görüşü
·        Ürün testleri
·        Devlet testleri
·        Farklı yorum ve düşünce sayısı
·        Kurumsal
·        Ürün kullanımı
·        Yeni marka
·        Devlet düzenlemeleri
·        Sokaktaki adam
·        Prestij
·        Markanın tekrarlanması

Buna ek olarak, ürün sınıflarına yönelmek, devlet test raporları, ilgili ya da gerçek fiyat, uzman görüşü gibi ticari özelliklerin bilgi vericilik açısından düşük etkiye sahip olduğu ve karşılaştırmalı reklamların diğer reklamlardan daha fazla bilgi verici olarak algılanmadığı iddia edilmiştir.

3 Mayıs 2012 Perşembe

uzay ne demek nasıldır



Bir sanatçının yorumu ile Güneş Sistemi'nin doğuşu.
Uzay ya da fezâDünya'nın atmosferi dışında ve diğer gök cisimleri arasında yer alan, gök cisimleri hariç, evrenin geri kalan kısmındaki sonsuz boşluğa verilen isimdir. Ortalama ısısı -270 santigrat derecedir. Atmosfer ile uzay arasında kesin bir sınır bulunmamaktadır, fakat Dünya'nın atmosferi yukarı doğru çıkıldıkça incelmektedir. Uzayda tahminen milyonlarca galaksi bulunmaktadır. Bu tahmini galaksilerin içinde tahminen milyonlarca sistemlergezegenler ve astroitlerbulunmaktadır. Fizikçi Carl Sagan'ın kitabı "KOZMOS" da yazdığı üzerine evrensel atom sabiti 1088 kadar yani 10 üssü 88, Carl Sagan'a göre evrende tahmini 10'un yanında 88 sıfır tane atom var (on oktovigintilyon). Bu şekilde bir hesaplama ve insanoğlunun bildiği her türlü galaksi uzayın büyüklüğünü kanıtlar.
Uzay karanlığı, büyüklüğü, olayları ile ilgi çekici, karmaşık ve araştırmaya değer olmuştur. Bu yüzden insanlar her çağda uzayı merak etmiştir. Bu yüzden sürekli uzayı araştırmak için icatlar yapmıştır. Teleskop bu alanda çok önemli bir alettir. Çağlar geçtikçe insanlar daha güçlü teleskoplarla uzayı incelemiş, uzay hakkındaki bilgilerini artırmıştır. Böylece merakını gidermeye başlayan insanoğlu bununla yetinmeyip uçarak daha fazla bilgi toplamak istemiştir. İnsanlığın uçmayı keşfetmesiyleDünya'yı çevreleyen yakın uzay hakkındaki bilgiler, daha da artmaya başladı. Nihayet, güçlü füzeler, yapma uydularAy 'a insanlı ya da insansız araçlar gönderilmesi, yapay uydular geliştirilmesi, çok güçlü radyo teleskoplarla (bkz.Hubble Uzay Teleskobu) uzayın derinliklerinin araştırılması, 20. yüzyılın ikinci yarısında insanlığın uzay hakkındaki bilgilerini önemli ölçüde genişletti. Ayrıca insanlık uzayı araştırmak için "astronomi" bilimini doğurdu.
Bu arada teorik fizik ve astronomi konusunda devrim yapacak görüşler ortaya atan Einstein gibi bilginlerin uzay konusunda ortaya attıkları pek çok kuram, gözlemcilerin uzay üzerine verdikleri bulguların mantıklı bir şekilde açıklanmasını sağladı.
Uzay konusundaki ilk sağlam bilgiler, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında, özellikle kuzey ülkelerinde kurulan gözlemevleri sayesinde alındı.ABD'nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Palamar GözlemeviDünya'da mevcut gözlemevlerinin en büyüğüdür. Buradaki aynalı teleskopun çapı 5 m, yüksekliği 40 metre dir.Bu gözlemevlerinde uzaydaki gökcisimlerinin kütlesi, hacmi, ışığının şiddeti vb. incelenmektedir. Uygulamalı fiziğin geliştirdiği tayf (spektrum) analizi, uzaydan gelen ışıklardan, cisimlerin hangi elementlerden oluştuğunu göstermektedir.
1932'de Karl Guthe Jansky adındaki bir mühendisin rastlantı sonucu bulduğu uzaydan gelen radyo yayınları, daha sonraki yıllardaradyoteleskopların doğmasına ve uzayın derinliklerinin dinlenmesine, bu radyo yayınlarının kaynaklarının ve nedenlerinin bulunmasına yol açtı.2. Dünya Savaşı sırasında Almanların geliştirdiği V-1 ve V-2 füzeleri daha sonraki yıllarda uzayın keşfi için yapılacak çalışmalarda büyük bir adım oldu. 1947-1956 yılları arasında özellikle ABD, uzay çalışmalarına büyük hız verdi. Yapılan uzay uçuşu denemelerinin hiçbiri bir uzay aracını yörüngeye oturtmayı başaramadı. Bu arada SSCB, 1957 yılında üç kademeli Vostok roketleri ile "Sputnik" adındaki ilk yapma uyduyuDünya çevresinde yörüngeye oturtarak uzay yarışında öne geçti. Uydulardan elde edilen uzay üzerine bilgiler, canlıların, özellikle insanların uzayda yaşayabilmeleri için hangi koşulların yerine getirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Böylece uzay tıbbı doğdu ve gelişti. Uzayda ilk insan ise 12 Nisan 1961 tarihinde SSCB'nin uzaya gönderdiği Yuri Gagarin oldu. Bu arada, insanların uzay boşluğuna yerleşmelerini sağlamak, uzayı uzaydan izlemek, Dünya üzerinde haberleşme kolaylıkları sağlamak için binlerce uydu yörüngeye yerleştirildi ya da uzayın boşluğuna fırlatıldı. Nihayet 1969 Temmuzu'nda Ay'ın ABD'li astronotlar tarafından fethedilmesi, uzay çalışmalarında en önemi adımlardan biri oldu. Günümüzde uzay yarışı büyük bir hızla sürmektedir. Özellikle de ABD ve Rusya bu büyük yarışta amansız birer rakiptir.
Uzay hakkındaki bir başka teorem ise 2009'da öne sürülmüştür. Buna göre uzay tahmin edilenden daha küçük olabilir. Galaksi sayısı ise tahmin edilenden çok daha azdır. Görünen uzayda görülen galaksilerin ve yıldızların pek çoğu aynı galaksilerin farklı zamanlardaki görüntüleridir. Işık uzayda doğrusal ilerlemez, evrensel çekim güçlerinin belirlediği yolu takip eder.
kaynak : vikipedi.com

uzay ne demek nasıldır



Bir sanatçının yorumu ile Güneş Sistemi'nin doğuşu.
Uzay ya da fezâDünya'nın atmosferi dışında ve diğer gök cisimleri arasında yer alan, gök cisimleri hariç, evrenin geri kalan kısmındaki sonsuz boşluğa verilen isimdir. Ortalama ısısı -270 santigrat derecedir. Atmosfer ile uzay arasında kesin bir sınır bulunmamaktadır, fakat Dünya'nın atmosferi yukarı doğru çıkıldıkça incelmektedir. Uzayda tahminen milyonlarca galaksi bulunmaktadır. Bu tahmini galaksilerin içinde tahminen milyonlarca sistemlergezegenler ve astroitlerbulunmaktadır. Fizikçi Carl Sagan'ın kitabı "KOZMOS" da yazdığı üzerine evrensel atom sabiti 1088 kadar yani 10 üssü 88, Carl Sagan'a göre evrende tahmini 10'un yanında 88 sıfır tane atom var (on oktovigintilyon). Bu şekilde bir hesaplama ve insanoğlunun bildiği her türlü galaksi uzayın büyüklüğünü kanıtlar.
Uzay karanlığı, büyüklüğü, olayları ile ilgi çekici, karmaşık ve araştırmaya değer olmuştur. Bu yüzden insanlar her çağda uzayı merak etmiştir. Bu yüzden sürekli uzayı araştırmak için icatlar yapmıştır. Teleskop bu alanda çok önemli bir alettir. Çağlar geçtikçe insanlar daha güçlü teleskoplarla uzayı incelemiş, uzay hakkındaki bilgilerini artırmıştır. Böylece merakını gidermeye başlayan insanoğlu bununla yetinmeyip uçarak daha fazla bilgi toplamak istemiştir. İnsanlığın uçmayı keşfetmesiyleDünya'yı çevreleyen yakın uzay hakkındaki bilgiler, daha da artmaya başladı. Nihayet, güçlü füzeler, yapma uydularAy 'a insanlı ya da insansız araçlar gönderilmesi, yapay uydular geliştirilmesi, çok güçlü radyo teleskoplarla (bkz.Hubble Uzay Teleskobu) uzayın derinliklerinin araştırılması, 20. yüzyılın ikinci yarısında insanlığın uzay hakkındaki bilgilerini önemli ölçüde genişletti. Ayrıca insanlık uzayı araştırmak için "astronomi" bilimini doğurdu.
Bu arada teorik fizik ve astronomi konusunda devrim yapacak görüşler ortaya atan Einstein gibi bilginlerin uzay konusunda ortaya attıkları pek çok kuram, gözlemcilerin uzay üzerine verdikleri bulguların mantıklı bir şekilde açıklanmasını sağladı.
Uzay konusundaki ilk sağlam bilgiler, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında, özellikle kuzey ülkelerinde kurulan gözlemevleri sayesinde alındı.ABD'nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Palamar GözlemeviDünya'da mevcut gözlemevlerinin en büyüğüdür. Buradaki aynalı teleskopun çapı 5 m, yüksekliği 40 metre dir.Bu gözlemevlerinde uzaydaki gökcisimlerinin kütlesi, hacmi, ışığının şiddeti vb. incelenmektedir. Uygulamalı fiziğin geliştirdiği tayf (spektrum) analizi, uzaydan gelen ışıklardan, cisimlerin hangi elementlerden oluştuğunu göstermektedir.
1932'de Karl Guthe Jansky adındaki bir mühendisin rastlantı sonucu bulduğu uzaydan gelen radyo yayınları, daha sonraki yıllardaradyoteleskopların doğmasına ve uzayın derinliklerinin dinlenmesine, bu radyo yayınlarının kaynaklarının ve nedenlerinin bulunmasına yol açtı.2. Dünya Savaşı sırasında Almanların geliştirdiği V-1 ve V-2 füzeleri daha sonraki yıllarda uzayın keşfi için yapılacak çalışmalarda büyük bir adım oldu. 1947-1956 yılları arasında özellikle ABD, uzay çalışmalarına büyük hız verdi. Yapılan uzay uçuşu denemelerinin hiçbiri bir uzay aracını yörüngeye oturtmayı başaramadı. Bu arada SSCB, 1957 yılında üç kademeli Vostok roketleri ile "Sputnik" adındaki ilk yapma uyduyuDünya çevresinde yörüngeye oturtarak uzay yarışında öne geçti. Uydulardan elde edilen uzay üzerine bilgiler, canlıların, özellikle insanların uzayda yaşayabilmeleri için hangi koşulların yerine getirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Böylece uzay tıbbı doğdu ve gelişti. Uzayda ilk insan ise 12 Nisan 1961 tarihinde SSCB'nin uzaya gönderdiği Yuri Gagarin oldu. Bu arada, insanların uzay boşluğuna yerleşmelerini sağlamak, uzayı uzaydan izlemek, Dünya üzerinde haberleşme kolaylıkları sağlamak için binlerce uydu yörüngeye yerleştirildi ya da uzayın boşluğuna fırlatıldı. Nihayet 1969 Temmuzu'nda Ay'ın ABD'li astronotlar tarafından fethedilmesi, uzay çalışmalarında en önemi adımlardan biri oldu. Günümüzde uzay yarışı büyük bir hızla sürmektedir. Özellikle de ABD ve Rusya bu büyük yarışta amansız birer rakiptir.
Uzay hakkındaki bir başka teorem ise 2009'da öne sürülmüştür. Buna göre uzay tahmin edilenden daha küçük olabilir. Galaksi sayısı ise tahmin edilenden çok daha azdır. Görünen uzayda görülen galaksilerin ve yıldızların pek çoğu aynı galaksilerin farklı zamanlardaki görüntüleridir. Işık uzayda doğrusal ilerlemez, evrensel çekim güçlerinin belirlediği yolu takip eder.
kaynak : vikipedi.com

18 Nisan 2012 Çarşamba

sürpriz hediyler

http://www.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Fhaydarakcelik.k12.tr%2Fdefault.asp&h=kAQGHVaPM
sol tarafta  logolardan logo A secınız (accept)
secene 
sürpriz hediyeler verılecektır 
1 samsung galaxy II
3 logitech mause
.
.
karılanlar lutfen yorum atsın
iletişim için furkan_1073@hotmail.com

sürpriz hediyler

http://www.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Fhaydarakcelik.k12.tr%2Fdefault.asp&h=kAQGHVaPM
sol tarafta  logolardan logo A secınız (accept)
secene 
sürpriz hediyeler verılecektır 
1 samsung galaxy II
3 logitech mause
.
.
karılanlar lutfen yorum atsın
iletişim için furkan_1073@hotmail.com

7 Nisan 2012 Cumartesi

Eski Simyacılar (Simya’ya Hizmet Edenler)

Hermann Kopp : Soy (asal) olmayan metalleri soy metallere dönüştürmek. filozof taşının ve insan ömrünü sonsuzlaştıracak yaşam iksirinin aramak.
Cabir Bin Hayyan : Atomların kontrol altında parçalanıp değerlerinin değişmesi sonucunda ise metallerin birbirine dönüşebileceğini söylemiştir.
El-Razi : Soda ile potasyum arasındaki farkı bekirtmiş, sülfat asidini bulmuştur, formik asidi, kostik sodayı ve gliserini keşfetmiştir.
Glauber : Sodyum Sülfatı sentezlemiştir. Metal klorürlerin, metalleri tuz asidinde çözerek elde edileceğini göstermiştir. Hidroklorik asidi keşfetti.
İbn-i Sina : Özellikle dönüşümle ilgilenmiştir. Mineralleri; taşlar, ateşte eriyen maddeler, kükürtler ve tuzlar olarak 4 gruba ayırmıştır.
Van Helmont : Suyun temel element olduğuna inanmıştır. Gaz üretimini ilk kez açıkça gerçekleştirmiştir. Deneylerinde teraziyi kullanarak, kimyasal çalışmalara nicel özellik kazandırmıştır.
Johann Joachim Becher : Ateş elementinin yanma sırasında kaçıp giden bir nesne olduğunu varsaydı. Georg Erns Stahl bu nesneye flojiston adını verdi.
Cavendish, Priestler ve Scheele : Karbondioksit, oksijen, klor, metan ve hidrojen gazlarını ayrı gazlar olarak tanımladılar.Cavendish ayrıca gazları yoğunluklarına göre ayırdı. Bu çalışmaların yardımıyla flojiston yıkıldı.
Lavoisier : Lavoisier, metal oksitlerinin daha önce priestley ve Scheele nin keşfettiği oksijen ile metallerin yaptığı bileşikler olduğunu kanıtladı.Kütlenin korunumu yasasını ortaya koydu.
Richter : Birleşme ağırlıkları yasasını buldu.
Proust : Sabit Oranlar Yasasını buldu.
Dalton : Katlı oranlar yasasını buldu.
Amedeo Avagadro : Gaz halindeki birçok elementin birer atomlu değil, ikişer atomlu oldukları ve aynı koşullar altında bulunan gazların eşit haciminde eşit sayıda molekül bulunulacağı varsayımını geliştirdi.
Dimitriy İvanoviş Mendeleyev : İlk kez kimyasal elementlerin periyodik yasasını açıkladı.
H.G. Moseley : X ışını yardımıyla elementlerin atom numaralarını saptayarak Mendeleyev in periyodik tablosundaki boşlukları doldurmaya başladı.
Wilhelm Röntgen : X ışınımını buldu.
Henri Becquerel : Uranyumdaki doğal radyoaktifliği keşfetti.
Max Planck : kuvantum kuramını ortaya attı.
F. Wöhler :Siyanüt bileşikleriyle çalışırken üreyle amonyum siyanatı sentezledi.Bu buluşla izometleşme olgusu ortaya çıktı.
http://www.sorubak.com/blog/eski-simyacilar-simyaya-hizmet-edenler.html